NÖROM araştırmacıları; migrenin kronikleşmesinde bağırsak–beyin ekseni ve aşırı ağrı kesici kullanımının etkili olduğu vurguladı
Habertürk’te yayınlanan haberde, NÖROM araştırmacılarının migrenin kronikleşmesine ilişkin yürüttüğü çalışmaların öne çıkan bulguları paylaşıldı. NÖROM ekibi; migrenin beyindeki ağrı ağları, bağırsak–beyin etkileşimi, günlük yaşam, beslenme ve sindirim özelliklerini birlikte değerlendirerek; migrenin bazı kişilerde neden daha sık, daha dirençli ve ağır seyrettiklerini araştırdılar.
Bağırsak–beyin bağlantısı migrenin seyrini etkileyebilir
Haberde aktarılan değerlendirmelerde Uzm. Dr. Merve Ceren Akgör, kronik migrende ağrı kesici aşırı kullanımının görüldüğü tabloda bağırsak dengesinin bozulduğunu (disbiyozis), halk arasında “bağırsak geçirgenliği” olarak bilinen sürecin ve vücudun sürekli bir “alarm” hâlinde seyreden sistemik inflamatuar yanıtının arttığını belirterek, migrenin yönetiminde kişiye özel yaklaşımın önemini vurguladı.
Uzm. Dr. Merve Ceren Akgör: “Baş ağrısını kalıcı olarak yönetmek için yalnızca ilacı değil; bağırsakları ve yediklerimizi de ele almak gerekir.”
Haberde, NÖROM araştırmacısı Dr. Elif Topa’nın çalışmasına da yer verildi. Çalışma, ağrı kesicilerin aşırı kullanımının ağrı yollarında nasıl biyolojik değişimlere yol açtığı sorusuna odaklandı ve çalışmada ağrı merkezlerinden biri olan trigeminal ganglion incelendi.
Araştırmada, ilaç aşırı kullanım baş ağrısı (İAKB) ile ilişkili olarak ağrı ve inflamasyon yollarında belirgin biyolojik değişimler saptandı. CGRP artışı, ağrı sinyallerinin sürekli aktif kalmasına; HMGB1 ve HIF-1α artışı, inflamatuvar ve hücresel stres yanıtlarının güçlenmesine işaret ederken, SULT1A1 düzeylerindeki azalma ağrı kesicilerin metabolizması ve detoks kapasitesinin zayıfladığı saptandı. Dr. Elif Topa, migren hastalarında aşırı ağrı kesici kullanımının ağrıyı azaltmak yerine, paradoksal olarak ağrı süreçlerini besleyerek baş ağrısını artırdığını vurgulamıştır.