NÖROM bünyesinde yürütülen çalışma, nar çekirdeği yağının iskemi-reperfüzyon hasarında gelişen oksidatif stres ve programlanmış hücre ölümü üzerindeki engelleyici etkisini ortaya koyuyor.
Dokulardaki kan akışının belirli bir süre kesilmesi ve ardından kanın dokuya geri dönmesi süreci (iskemi-reperfüzyon), tıp dünyasında doku iyileşmesinin aksine hasarın derinleştiği karmaşık bir süreç olarak tanımlanır. Bu çalışma; nar çekirdeği yağının, bu kritik evrede meydana gelen biyokimyasal yıkımı hücresel düzeyde sınırlayabileceğini ortaya koydu.
Kan akışının yeniden başlaması doku canlılığı için zorunlu olsa da, bu aşamada aşırı miktarda üretilen serbest radikaller ve enflamatuar (iltihabi) moleküller, sağlıklı kas liflerinde yapısal bozulmalara yol açar. Araştırmacılar, nar çekirdeği yağının bu hasar döngüsünü durdurmadaki etkinliğini spesifik moleküler belirteçler üzerinden analiz etti.
Dokudaki Enflamasyonu Baskılamak ve Hücre Bütünlüğünü Korumak
Alt ekstremitedeki dolaşım bozukluklarını ratlar üzerinde modelleyen çalışma, nar çekirdeği yağının özellikle yüksek dozlarda uygulandığında vücudun antioksidan kapasitesini nasıl stabilize ettiğini inceledi. Araştırmacılar, bu doğal bileşenin hücre içindeki oksidatif stresi ve apoptozu önemli ölçüde modüle ettiğini keşfetti.
Temel Bilimsel Keşifler:
Oksidatif Dengenin Yeniden Sağlanması: Araştırma verilerine göre nar çekirdeği yağı tedavisi, dokuda oksidatif strese yol açan toplam oksidan seviyelerini (TOS) düşürürken, hücrenin savunma kapasitesini temsil eden toplam antioksidan seviyesini (TAS) anlamlı düzeyde artırmaktadır.
Enflamatuar Sinyal Mekanizmalarının Baskılanması: Çalışmada, enflamasyonu tetikleyen ana sitokinlerden TNF-α ve genetik düzeyde hasar sinyali taşıyan NF-κB proteinlerinin nar çekirdeği yağı ile baskılandığı saptandı. Bu durum, kas dokusundaki enflamasyon kaynaklı dejenerasyonun (dokuların normal yapısının bozulması) önüne geçmektedir.
Apoptotik Süreçlerin Engellenmesi: Hücreyi apoptoza sürükleyen Kaspaz-3 enzimi ve mitokondriyal hasarın göstergesi olan Sitokrom C salınımının, nar çekirdeği yağı kullanımıyla azaldığı görüldü. Bu bulgu, bileşiğin hücrenin kendi kendini yok etme mekanizmasını sınırlayarak doku bütünlüğünü koruduğuna işaret ediyor.
Nar çekirdeği yağının sunduğu bu cesaret verici sonuçlar, iskemi-reperfüzyon hasarının yönetimi için doğal bir tedavi edici ajan olarak güçlü bir potansiyel taşıdığına işaret etmektedir. Bu çalışma, dolaşım bozukluklarına bağlı doku hasarlarında nar çekirdeği yağının etkinliğini değerlendirmek için bilimsel bir temel oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bu bulguların klinik uygulamaya aktarılabilmesi; özellikle uzun vadeli etkiler ve ideal dozaj rejimlerinin belirlenmesi adına yeni akademik çalışmalarla desteklenmelidir.
Bozok, Ü. G., Ergörün, A. İ., Küçük, A., Yığman, Z., Dursun, A. D., & Arslan, M. (2025). Effects of Pomegranate Seed Oil on Lower Extremity Ischemia-Reperfusion Damage: Insights into Oxidative Stress, Inflammation, and Cell Death. Medicina, 61(2), 212.
https://doi.org/10.3390/medicina61020212

Nar Çekirdeği Yağının Alt Ekstremite İskemi Hasarı Üzerindeki Hücresel Düzeydeki Koruyucu Etkisi
Migrenli beyin “önemsizi” ayıramıyor, ışık ve desenler ağrıyı tetikliyor
14 Mart Tıp Bayramı’nda Duayen Hekimlerden Önemli Mesajlar
NÖROnoM Seminerleri Kapsamında Prof. Dr. Hülya Karataş Kurşun’u Ağırladık
2026 Yılının NÖROM Toplantıları: BAŞAĞRISI İkinci Etkinliği Gerçekleştirildi