NÖROM Toplantıları: Başağrısı Etkinliği Gerçekleştirildi
4 Mayıs 2026 | 15:54

NÖROM Toplantıları kapsamında düzenlenen “Başağrısı” temalı etkinlik, 28 Nisan 2026 tarihinde NÖROM’da gerçekleştirildi. Etkinlikte baş ağrısına yönelik güncel yaklaşımlar, hem bilimsel araştırmalar hem de klinik vaka sunumları eşliğinde ele alındı.

Toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Özlem Coşkun ve Doç. Dr. Doğa Vurallı üstlendi.

Programın ilk bölümünde, SBÜ Gülhane Tıp Fakültesi’nden Dr. Berza Özcan tarafından “Makine Öğrenmesi Tabanlı Morfometrik Analiz ile Trigeminal Sinir Duyarlılığını Belirleyen Non-Vasküler Prepontin Sisterna Anatomisinin Değerlendirilmesi” başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda trigeminal nevraljinin patofizyolojisi detaylı şekilde ele alınırken, hastalığın yalnızca nörovasküler kompresyon ile açıklanamayabileceği, trigeminal sinirin bulunduğu anatomik çevrenin de önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Bu kapsamda prepontin sisterna, Meckel cave ve porus trigeminus gibi yapılar üzerinden yapılan morfometrik ölçümlerin değerlendirildiği çalışmada, trigeminal nevralji hastaları ile sağlıklı bireyler karşılaştırıldı. Elde edilen bulgular, bazı anatomik parametrelerin hasta grubunda anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu. Ayrıca makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak yapılan analizlerde, bu morfometrik özelliklerin trigeminal nevralji hastalarını yüksek doğrulukla ayırt edebildiği ifade edildi.

Programın ikinci bölümünde ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Duygu Engez Hancı tarafından “Primer gök gürültüsü baş ağrısı kliniği ile gelen pituiter apopleksi olgusu” başlıklı vaka sunumu yapıldı.

Sunumda, ani başlangıçlı ve kısa sürede maksimum şiddete ulaşan baş ağrısı ile başvuran bir hastanın tanı süreci ayrıntılı olarak aktarıldı. Gök gürültüsü baş ağrısının ayırıcı tanısında yer alan nedenler sistematik biçimde değerlendirilirken, hastada gelişen diplopi ve kraniyal sinir tutulumu bulguları doğrultusunda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğu belirtildi. Manyetik rezonans incelemesinde hipofiz bölgesinde kanama ile uyumlu kitle lezyonunun saptandığı ve bu bulgular doğrultusunda hastaya pituiter apopleksi tanısı konulduğu ifade edildi.

Sunumda ayrıca pituiter apopleksinin nörolojik ve endokrin açıdan acil bir durum olduğu, özellikle hormon akslarının erken değerlendirilmesinin ve uygun tedavinin gecikmeden başlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Toplantı sonunda, baş ağrısına multidisipliner yaklaşımın önemi bir kez daha vurgulanırken, hem yenilikçi araştırmaların hem de klinik deneyimlerin paylaşılmasının nöroloji pratiğine önemli katkılar sunduğu ifade edildi.

başağrısı-1

başağrısı-1