
Stres gibi zorlayıcı anlarda zaman algımız değişime uğruyor ve geçen süre bize olduğundan çok daha uzun gelmeye başlıyor. Nörom bünyesinde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, bu algısal sapmanın sinirsel ve moleküler temellerini fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) teknolojisiyle haritaladı.
Zaman ve Uzay Algısında Göreve Özgü Ayrışma
Nörom bünyesinde yürütülen bu çalışmada, yaş ortalaması 23 olan 45 sağlıklı gönüllü incelendi. Katılımcılar beyin görüntüleme (fMRI) taraması altındayken özel olarak tasarlanmış stresli koşullara maruz bırakıldı ve bu esnada onlardan hem zamanı hem de mekanı algılamaya yönelik çeşitli görevleri tamamlamaları istendi. Katılımcıların gerçekten stres altında oldukları, düzenli kortizol ölçümleriyle de teyit edildi.
Elde edilen veriler oldukça çarpıcıydı. Stres, beynin zaman algısını yöneten frontoparietal ağındaki (ventrolateral prefrontal korteks, superior temporal girus, inferior frontal girus ve intraparietal sulkus) nöral aktiviteyi belirgin şekilde azalttı. Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise aynı beyin bölgeleri tarafından yönetilen "mekan/uzay" algısının stresten hiç etkilenmeyerek direncini korumasıydı. Yani stres, beyni bütünüyle etkilemek yerine sadece zaman algısını seçici olarak bozuyordu.
Katılımcılar kendilerinden istenen görevleri başarıyla tamamlamaya devam etseler de, stresin beyindeki bu zaman ağlarını baskıladığı net bir şekilde saptandı. Araştırmacılar bu durumu, beynin stres altındayken elindeki zihinsel kaynakları yeniden yapılandırması ve enerjisini "zamanı takip etmekten" çekip başka yönlere kaydırması olarak açıklıyor.
Epigenetik Eğilimler ve Geleceğe Yön Veren İpuçları
Araştırmada, nöral süreçlerin yanı sıra bireysel stres tepkilerindeki farklılıkların genetik altyapısını anlamak amacıyla stres ve dopaminle ilişkili 5 genin epigenetik değişiklikleri (metilasyon) de incelendi. Yapılan analizler, genetik değişkenlik ile strese bağlı nöral değişimler arasında bazı bağlantı eğilimleri olduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın temel nöral bulgularına ek olarak yürütülen bu genetik incelemeler, araştırmacılar tarafından şimdilik ufuk açıcı birer "ön bulgu" olarak değerlendiriliyor. Bireysel genetik farklılıkların bu süreçteki rolüne dair elde edilen veriler, kesin bir sonuç olmaktan ziyade yeni araştırmalara yön verecek değerli ipuçları sunuyor.
Genel hatlarıyla bu araştırma, stresin zaman algısı üzerindeki bozucu etkilerine dair somut bir nöral harita çıkarırken; sürecin genetik ve bireysel farklılıklara dayanan yönlerinin kesinleşmesi için daha geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
İlgili Makale Künyesi:
Psychosocial stress selectively disrupts temporal neural processing with exploratory epigenetic contributions.
DOI: 10.1038/s41598-026-70183-4
Nörom Araştırması: Türkçede İlk Kez R Tabanlı Klinik Okuma Değerlendirme Aracı Geliştirildi
Trafikteki Gizli Tehlike: Nörom Araştırması, Migrenin Sürüş Güvenliğine Etkilerini Ortaya Koydu
Nörom Araştırmacıları Kronik Migren ve Bilişsel Şikayetler Arasındaki Protein Bağlantısını Keşfetti
Nörom Araştırması: Psikososyal Stres, Beynin Zaman Algısı Ağlarını Seçici Olarak Bozuyor
Önce zihinlerinde smaç yaptılar, sonra dünya şampiyonu oldular!